Biz Öğrenciler İmzalıyoruz
Bizler, BİLGEM Liselerarası Sosyal Bilimler Çalıştayı'na katılan
öğrenciler olarak, yapay zekanın eğitimde önemli fırsatlar sunduğunu;
ancak bu fırsatların ancak etik, adil, insan merkezli ve bilinçli bir
kullanım anlayışıyla değerli olabileceğini düşünüyoruz.
Yapay zekanın eğitimde yasaklanması yerine, doğru kullanımının
öğretilmesi gerektiğine inanıyoruz. Çünkü yapay zeka, öğrencinin
yerine düşünen bir sistem olmamalı; öğrencinin daha iyi düşünmesine,
daha iyi sormasına, daha iyi araştırmasına ve daha bilinçli
öğrenmesine yardımcı olmalıdır.
Bizce eğitimde yapay zeka, doğrudan cevap veren bir kolaycılık aracı
değil; açıklayan, yönlendiren, düşündüren ve öğrenmeyi derinleştiren
bir destek aracı olmalıdır. Öğrenci, yapay zekadan aldığı bilgiyi
kontrol etmeli, kaynakları araştırmalı ve kendi emeğini sürece dahil
etmelidir.
Öğretmenin eğitimdeki rolünün yapay zeka tarafından tamamen
devralınamayacağını savunuyoruz. Çünkü eğitim sadece bilgi aktarımı
değildir. Eğitim; ilişki kurmak, anlam üretmek, değer kazanmak,
karakter geliştirmek, cesaretlendirilmek ve bir insan tarafından
fark edilmek demektir. Yapay zeka öğretmene yardımcı olabilir; ancak
öğretmenin insani rehberliğinin yerini alamaz.
Geleceğin okulunun teknolojiden uzak kalmaması gerektiğini
düşünüyoruz. Ancak okulun yalnızca dijital araçlarla donatılmış bir
mekâna dönüşmesini de doğru bulmuyoruz. Okullar insan merkezli
kalmalı; öğrencilerin sosyal, duygusal, bilişsel ve ahlaki
gelişimini destekleyen kurumlar olmaya devam etmelidir.
Kişiselleştirilmiş eğitim olanaklarının önemli olduğunu kabul
ediyoruz. Her öğrencinin öğrenme hızı, ilgi alanı ve yeteneği
farklıdır. Yapay zeka bu farklılıkları anlamada ve desteklemede
kullanılabilir. Ancak bu süreçte kişisel veriler korunmalı, eşit
erişim sağlanmalı ve öğrenciler arasında yeni adaletsizlikler
oluşturulmamalıdır.
Sınav sisteminde ve ölçme-değerlendirme süreçlerinde yapay zekanın
destekleyici rol oynayabileceğini düşünüyoruz. Fakat kararların
yalnızca yapay zekaya bırakılmasını doğru bulmuyoruz. İnsan
denetimi, öğretmen deneyimi ve pedagojik değerlendirme korunmalıdır.
Sonuç olarak bizler, yapay zekanın eğitimde insanı geri plana atan
değil, insanı güçlendiren bir araç olarak kullanılmasını
savunuyoruz. Yapay zeka çağında güçlü öğrenci, sadece teknolojiyi
kullanan öğrenci değildir. Güçlü öğrenci; teknolojiyi sorgulayan,
etik davranan, kaynak kontrolü yapan, kendi emeğini koruyan ve
öğrenme sorumluluğunu üstlenen öğrencidir.