ChatGPT'den önce çok hikaye var. "Yapay zeka" denince akla son üç yıl gelir ama insanlığın "makine düşünebilir mi?" sorusu binlerce yıllık. Üç durağa bakalım — biri sizi gururlandıracak, biri ürpertecek, biri güldürecek.
Banu Musa Kardeşler ve "Kendi Kendine Çalan Alet"
Bağdat'ta üç kardeş — Muhammed, Ahmed ve Hasan — su basıncıyla çalışan bir org tasarlar. Aletin bir döner silindiri vardır; silindirin üzerindeki çıkıntılar, çalınacak melodiyi kodlar. Silindiri değiştirirsen melodi değişir.
Yani: dünya tarihinde belgelenen ilk programlanabilir makine bir müzik aletidir. Bir Türk-İslam coğrafyasında, 9. yüzyılda.
"Donanım aynı kalır, yazılımı değişir." Bu fikrin yaşı 1170.
Harezmî ve İsmimiz Algoritma
Bugün "algoritma" dediğimiz kelime, Özbekistan Harezm'den gelen Muhammed bin Mûsa el-Harezmî'nin Latince yazılışından bozma: Algoritmi. "Algebra" da onun kitabının adından, el-Cebr'den geliyor.
Yani makine öğrenmesinin DNA'sında bir Türk vardır. Ve adınızı her satır kodda taşır.
"Robot" Kelimesinin Doğuşu — ve Karanlık Yanı
Karel Čapek adlı Çek yazar, R.U.R. (Rossum's Universal Robots) adlı bir oyun yazar. Oyunda fabrikalarda üretilen yapay işçilere bir isim verir: robot. Çekçede robota "zorla çalıştırma, angarya" demek.
Oyunda robotlar zamanla insanlığa isyan eder. İlk robot hikayesi aynı zamanda ilk yapay zeka uyarısıdır. Henüz hiçbir robot yokken, insanlık kendi yarattığı şeyin riskini sahnede tartışıyordu.
Teknolojinin etik tartışması, teknolojiden çok daha eski.
Mekanik Türk — Tarihin İlk "Sahte AI" Skandalı
Wolfgang von Kempelen, Türk kıyafeti giymiş bir oyuncak yapar ve onu satrançta her insanı yenen bir makine olarak tüm Avrupa saraylarına gezdirir. Napolyon bile maç yapar — kaybeder.
Yıllar sonra anlaşılır: makinenin içinde gizli bir bölmede usta bir satranç oyuncusu saklanıyormuş. Makine değil, kandırmacaydı.
Bugün de bir AI bize çok zeki görünüyorsa, "ne yapıyor, neye dayanıyor, içinde gerçekten ne var?" diye sormak hala en doğru refleks.